Mezopotamya’ya gitmek için kendime bir söz vermiştim: “Acele etmeyeceğim.” Northa ile yola çıktığımda bu sözümün ne kadar kıymetli olduğunu anladım. Diğer gruplar bir ören yerinden diğerine koştururken, biz arkeolog rehberimizle bir sütunun başında durup insanlık tarihinin ilk izlerini, o dönemin inançlarını ve sanatını bir masal gibi dinledik. @northatravel reelslarında gördüğünüz o büyüleyici atmosferin içine girdiğinizde, rehberinizin bir arkeolog olmasının ne kadar büyük bir lüks olduğunu fark ediyorsunuz. Gördüğünüz her taş, rehberimizin anlatımıyla canlanıyor; sadece bir “kalıntı” olmaktan çıkıp bir “yaşam” hikayesine dönüşüyor.
Mardin’in o efsanevi sokaklarında yürürken, rehberimiz bizi ana caddelerin kalabalığından saptırıp gizli avlulara, tarihin sinmiş olduğu dar geçitlere soktu. Bir sonraki durağa yetişme telaşı olmadan, her kapının ardındaki hikayeyi dinleyerek, Mezopotamya ovasına karşı sakince kahvemizi yudumlayarak ilerledik. Akşamında bölgenin en iyi restoranlarında, en taze yerel lezzetlerle donatılmış bir sofraya oturduğumuzda, sadece karnımız değil, ruhumuz da doymuştu. Koşturmaca içinde bir tur bitirmek yerine, bu coğrafyayı damarlarımızda hissederek, sindirerek gezdik.
Konakladığımız butik otellerin o taş duvarları arasında uyandığımda, kendimi bir turist gibi değil, bu kadim hikayenin bir parçası gibi hissettim. Northa ile Mezopotamya gezisi benim için bir tatilden çok daha fazlasıydı; sakinliğin, uzmanlığın ve gerçek bir kültürel deneyimin buluştuğu eşsiz bir hafıza kaydıydı. Eğer bu toprakların ruhunu gerçekten hissetmek istiyorsanız, size o ruhu anlatacak doğru rehberlerle yola çıkmanın değerini burada anlayacaksınız.