Likya Yolu’nu yürümeyi hep istiyordum ama bu kadar derin bir deneyim olacağını hiç tahmin etmemiştim. Northa ile çıktığım bu yolculukta, sırt çantamı alıp sadece manzaraya bakacağımı sanırken, kendimi bir antik çağ uzmanı gibi hissederken buldum. YouTube’daki Arkeo Akademi videolarından tanıdığım Ozan Yıldırım ile yan yana yürümek, her taşın, her sütun başlığının arkasındaki o muazzam siyasi ve kültürel tarihi ondan dinlemek paha biçilemezdi. @northatravel reelslarında izlediğim o neşeli yürüyüş videoları meğer arkasında devasa bir bilgi birikimi ve dostluk barındırıyormuş.
Yürüyüş boyunca en sevdiğim anlar, bir antik kentin ortasında mola verdiğimizde Ozan’ın “Bakın buradaki sembol aslında neyi anlatıyor?” diyerek söze başladığı anlardı. Diğer gruplar sadece fotoğraf çekip geçerken, biz o kentin neden kurulduğunu, Likyalıların özgürlük tutkusunu ve o devasa tiyatroların akustiğini bizzat deneyimledik. Northa’nın butik organizasyonu sayesinde, parkurları bitirdiğimizde bizi bekleyen o şık ve huzurlu butik oteller, akşamları ise bölgenin en iyi restoranlarındaki özenle hazırlanmış sofralar, bu fiziksel çabayı gerçek bir keyfe dönüştürdü.
Pydnai’den Letoon’a, oradan Patara’nın sonsuz kumsalına uzanırken; kendimi sadece bir yürüyüşçü gibi değil, tarihin içinde bir kaşif gibi hissettim. Koşturmadan, her manzaranın tadını çıkararak ve en önemlisi “bilerek” yürümek… Northa ile Batı Likya gezisi bana doğanın gücüyle tarihin zekasının nasıl iç içe geçtiğini gösterdi. Eğer siz de sadece yürümek değil, yürüdüğünüz yolu anlamak istiyorsanız; Ozan’ın rehberliğinde bu rotaya mutlaka bir şans verin. Bu bir tatilden çok daha fazlası; ayak izlerinizin tarihin izlerine karıştığı bir uyanış hikayesi.