Gökyüzüne Dokunan Şehirde Bir Misafir: Hakkari Günlüğüm

Gökyüzüne Dokunan Şehirde Bir Misafir: Hakkari Günlüğüm

Hakkari’ye gitmek, benim için her zaman biraz çekinilen ama hep merak edilen bir hayaldi. Northa’nın yıllardır bu topraklarda kurduğu o güvenli bağı görünce, “Vakit, dağların çağrısına kulak verme vaktidir,” dedim. Yolculuğumuz Van’da, gölün masmavi sularına karşı kurulan o devasa kahvaltı sofrasında başladı. Ardından Çavuştepe’de Mehmet Kuşman Amca’dan Urartuca yazıtları dinlerken, tarihin ne kadar canlı ve dokunulabilir olduğunu hissettim. Ancak gerçek büyü, Hakkari’nin o devasa dağları görünmeye başladığında etrafımızı sardı. @northatravel videolarında izlediğim o heybetli zirveler, şimdi tam karşımdaydı ve yanımızda bölgeyi evi gibi bilen yerel rehberlerimiz vardı.

​Yayla yürüyüşlerimizde buzulların serinliği yüzümüze çarparken, öğle yemeğinde bir yer sofrasına diz kırdık. Kara demlikte is kokulu çayımızı içerken, Hakkari’nin o yanık türküleri yankılandı dağlarda. Hiç tanımadığımız ama bizi yıllardır bekliyormuş gibi karşılayan insanların arasında, kendimi bir turistten çok, uzun yoldan gelmiş bir akraba gibi hissettim. Şansımıza bir hafta sonu düğününe denk geldik ki; o ne neşe, o ne renk cümbüşüydü! Yüzlerce kişiyle el ele tutuşup hiç bilmediğim bir halayın ritmine ayak uydururken, Hakkari’nin zorlu coğrafyasının arkasındaki o yumuşacık ve bayram havasındaki kalbi keşfettim.

​Northa ile Hakkari’de geçirdiğim her gün, bana önyargıların ötesinde bir dünya olduğunu öğretti. Buzul göllerinin kenarında yürümek, yerel rehberimizden dağların hikayelerini dinlemek ve akşamları yıldızlara bu kadar yakın uyumak… Bu tur, hayatımda katıldığım en gerçek, en dokunaklı yolculuktu. Van Gölü’nün sakinliğinden Hakkari’nin zirvelerine uzanan bu hikaye, ruhumda hiç sönmeyecek bir ateş yaktı. Eğer siz de dünyayı sadece izlemek değil, onun en saf haliyle tanışmak istiyorsanız; rotanızı bir kez olsun bu göğe komşu şehre çevirin.